Full Metal Alchemist

Bu yazı [ Eğlence, anime, geek ] kategorisi altında yazılmıştır

Humankind cannot gain anything without first giving something in return. To obtain, something of equal value must be lost. That is alchemy’s First Law of Equivalent Exchange…



Full Metal Alchemist’in 51. bölümünü an itibari ile bitirmiş bulunmaktayım efendim. Hayatımda izlediğim en sağlam konulu, en sürükleyici ve en iyi anime olarak yer etti kendileri.

Rönesans sonrası avrupa toplumunda “simya biliminin” ilerlediğini düşünün. Simya’nın ilerlemesi teknolojinin gelişimini biraz duraklatmış. Tren’ler ve arabalar var ancak sanayii çok da gelişmiş değil. Aynı zamanda bu dünya 49. bölümde ortaya çıktığı üzere gerçek dünyaya paralel bir evren.

Simya bir tür büyü değil aksine bilim. Böylece Simyacılar birer bilimadamı. Bu yüzden yaptıkları ayrıştırma ve birleştirme işlemleri “eşdeğer takas (equivalent exchange)” ilkesine göre olmalı. Biz Türkçe’de bu ilkeyi, “ne kadar ekmek; o kadar köfte” ile tanımlayabiliriz. Kısacası birşey elde etmek için, eşit değerde başka birşey sunmalısınız.

Çevreyi biraz tanıttıktan sonra konuya gelelim. Alphonse ve Edward Elric kardeşler annelerinin vefatından sonra, insan vücudunu oluşturan maddeleri biraraya getirerek birleştirmeyi denerler. Tabii eşdeğer takas ilkesi gereği önce Alphonse Elric’in vücudu ve Edward Elric’in sağ bacağını kaybederler. Edward kardeşini kaybetmek istemediğinden dolayı bir daha dönüşüm dener, bu sefer de kolunu kaybeder fakat kardeşinin ruhunu bir Zırh’a bağlamayı başarır.

Annelerini geri dönüştürmede başarısız olmalarına rağmen, geçit (The Gate)’e kadar gitmiş olmaları onlara çok büyük simya yeteneği kazandırır. Bu da eşdeğer takas ilkesinin vücutlarına karşılığı olur. Daha sonra Al ve Ed eski vücutlarını geri kazanmak için yolculuğa çıkarlar.  Bu yolculukta, Ed orduya katılır ve kendi deyimi ile ordunun köpeği olur. Ordunun bazı işlerini yapar bunun karşılığında da ordunun sahip olduğu simya bilgisini öğrenir.

Elric kardeşler yolculukları sırasında bir çok olayla karşılaşırlar. Bu olaylar onlara bazen kötü görünen bazı şeylerin aslında iyi amaçlarla, iyi görünen şeylerin de kötü amaçlarla yapıldığını gösterir.

Simyada eşdeğer takas ilkesini yoksayabilecek tek durum Felsefe Taşı’nın (Philosopher’s Stone) varlığıdır. Bu durumda eşdeğer takas ilkesi işlemez. En azından animede böyle geçiyor. Felsefe taşını yaratmak için de binlerce insanın kurban edilmesi gerekli. Bir bakıma kardeşlerin vücutlarına geri kavuşmalarının bedeli ağır.

Bu şekilde neden-sonuç ve eşdeğer takas ilkelerine bağlı, karmaşık fakat takip etmesi kolay süper bir olay örgüsü olan bir anime dizisi. Sanırım bu anime dizisini bir çok kişiye izleteceğim.

Son olarak da biraz resim.

Edward Elric ve Alphonse Elric:



Edward:

Etiketler: [ , , ]
Bu yazıya yapılan yorumları RSS 2.0 ile takip edin. You can kendi siteniz üzerinden, or trackback ile cevap verin.

One Comment on “Full Metal Alchemist”

  • tatlikisss
    16 Aralık, 2008, 11:49

    Selam.Bu animeyi 2 gündür izliyorum ve gerçekten mütiş bir anime.yani 15 bölüm izledim hemen hemen:

Leave a Comment